Tüketicilerin yüzde 81’i seyahat araştırmasında AI kullanıyor ancak yalnızca yüzde 26’sı otonom ödeme kararına sıcak bakıyor. Agentic commerce’in güven sorununa gelin birlikte bakalım.
Yapay zekaya seyahat planlatmak artık pek yabancı gelmiyor. Uçuşları buluyor, otelleri karşılaştırıyor, restoran öneriyor. Bir sonraki adım ise çok daha hassas. Rezervasyonu tamamlayıp parayı da bizim adımıza harcaması. Alipay+ ve S&P Global’in 6 bin tüketiciyle yaptığı yeni araştırma, teknolojinin bu noktaya tüketiciden daha hızlı ilerlediğini gösteriyor. Seyahat araştırmasında AI kullanımı yüzde 81’i aşarken, otonom ödeme kararlarına ilgi yalnızca yüzde 26.
Bir tatil planladığınızı düşünün.
Yapay zekaya nereye gitmek istediğinizi ve bütçenizi söylüyorsunuz. Uçuşları araştırıyor, uygun oteli buluyor, havaalanından ulaşımı planlıyor ve yemek yiyeceğiniz yerleri öneriyor.
Buraya kadar sorun yok.
Sonra AI size sormadan kredi kartınızı kullanıp uçak biletini satın alıyor.
Aynı rahatlığı hisseder miydiniz?
Son birkaç haftadır agentic commerce tarafındaki gelişmeleri takip ederken benim de aklıma sürekli aynı soru geliyor.
Teknoloji ödeme yapmaya hazırlanıyor. Biz ödeme yetkisini vermeye hazırlanıyor muyuz?
Alipay+ ile S&P Global’in 2 Eylül’de yayımladığı araştırma bu soruya oldukça ilginç bir cevap veriyor. Asya, Avrupa ve ABD’deki dokuz pazardan 6 bin tüketicinin katıldığı araştırmada insanların AI ile olan ilişkisi, ödeme anına yaklaştıkça belirgin biçimde değişiyor.
AI tavsiye verdiğinde rahatız
Araştırmaya katılanların yüzde 81,3’ü seyahat destinasyonlarını ve deneyimlerini araştırırken AI destekli araçları zaten kullanıyor.
Uçuş veya otel rezervasyonu tarafında da direnç çok yüksek görünmüyor. Katılımcıların yüzde 73,2’si önümüzdeki 12 ay içinde bu tür rezervasyonlarda AI kullanmaya açık olduğunu söylüyor.
Ama ödeme noktasına yaklaştığımızda tablo değişiyor.
AI’ın daha otonom biçimde karar alıp ödeme gerçekleştirmesine ilgi gösterenlerin oranı yalnızca yüzde 26.
Bence araştırmanın bütün hikayesi bu üç rakamın arasında.
AI’a fikir soruyoruz.
Seçenekleri daraltmasına izin veriyoruz.
Rezervasyonu hazırlamasına da açığız.
Ama cüzdana dokunduğu anda frene basıyoruz.
Yardımcı AI ile karar veren AI aynı şey değil
Burada küçük ama önemli bir ayrım var.
Araştırmada tüketicilerin yüzde 87,7’si AI destekli rezervasyon ve yeniden rezervasyon hizmetlerini değerli buluyor. AI yardımıyla ödeme ve iade işlemlerine olumlu bakanların oranı ise yüzde 86,9.
İlk bakışta bu rakamlar yüzde 26 ile çelişiyor gibi görünebilir.
Aslında tam tersine tüketicinin sınırını gösteriyor.
AI bana yardım etsin.
İşlemi kolaylaştırsın.
İade sürecini yönetsin.
Doğru ödeme yöntemini bulsun.
Ama son kararı kendisi vermesin.
Agentic commerce açısından bence çok önemli bir ayrım.
Çünkü sektörün teknolojik hedefi yalnızca dijital asistan geliştirmek değil. AI’ın kullanıcının niyetini anlayıp belirli sınırlar içinde gerçekten işlem yapabilmesi.
Tüketici ise henüz yardım ile yetki devrini birbirinden oldukça net ayırıyor.
Gizlilik hâlâ büyük bir engel
Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 43’ü gizlilik konusunda endişeli.
Aynı oranda katılımcı seyahatini kendisi planlamayı tercih ettiği için AI asistanı kullanmakta tereddüt ediyor. Yüzde 32 ise insan tavsiyesini tercih ediyor.
Bu oranlar bana agentic commerce’in önündeki sorunun yalnızca daha iyi yapay zeka geliştirmek olmadığını düşündürüyor.
Kullanıcı şunları bilmek isteyecek.
AI hangi verilerime erişiyor?
Hangi hesaplarımı görebiliyor?
Ne kadar harcayabilir?
Hangi alışverişleri benim onayım olmadan yapabilir?
Fikrimi değiştirirsem işlemi nasıl durduracağım?
Yanlış satın alma yaparsa sorumluluk kimde olacak?
Bunların cevabı netleşmeden “AI artık sizin yerinize alışveriş yapıyor” cümlesi bazı kullanıcılar için kolaylık kadar tedirginlik de yaratabilir.
Üstelik bugünkü ödeme deneyimi bile tam çözülmüş değil
Araştırmanın ödeme tarafındaki verileri ayrıca dikkatimi çekti.
Seyahat sırasında tüketicilerin yüzde 62’si güvenliği önemli bir endişe olarak görüyor.
Yüzde 56 kur ve ücretlerden, yine yüzde 56 alışık olmadıkları ödeme terminali adımlarından endişe ediyor.
Katılımcıların yüzde 53’ü işyerinin kendi ödeme yöntemini kabul edip etmeyeceğinden emin olamıyor. Yüzde 54 ise seyahat öncesi rezervasyonlarda tercih ettiği ödeme yöntemini kullanmakta sorun yaşadığını söylüyor. Bu yüzden dört kişiden biri hâlâ yanında nakit taşıyor.
Bir taraftan AI ajanına bizim adımıza ödeme yaptırmayı konuşuyoruz.
Diğer taraftan tüketici hâlâ gittiği restoranda kendi ödeme yönteminin geçip geçmeyeceğini bilmiyor.
Teknolojinin hızıyla ödeme altyapısının gerçek hayattaki parçalı yapısı arasındaki mesafe burada oldukça görünür hale geliyor.
Mobil ödeme alışkanlığı ise çoktan oluşmuş
Tüketicinin dijital ödemeye uzak olduğunu da söyleyemeyiz.
Araştırmaya katılanların yüzde 63’ü seyahat sırasında işlemlerinin çoğunda QR veya NFC tabanlı mobil ödeme kullandığını belirtiyor.
Tercihler ülkeye göre değişiyor.
Çin, Malezya ve Tayland’da QR ödeme daha güçlü. ABD, Birleşik Krallık ve Almanya’da ise NFC tabanlı ve karta bağlı mobil cüzdanlar öne çıkıyor.
Yani tüketici telefonla ödeme yapmaya alışmış durumda.
Sorun dijital ödeme değil.
Kontrolü kimin kullandığı.
Telefonu POS’a biz yaklaştırdığımızda işlem dijital.
AI bizim yerimize ödeme yaptığında ise işlem agentic hale geliyor.
Aradaki fark teknolojiden çok yetki.
AI ajanlarının ödeme yapmasını birkaç gün önce konuşmuştuk
Daha önce AI Ajanları Ödeme Yapmaya Başladığında Paranın Kontrolü Kimde Olacak? yazısında Visa, Mastercard, Circle, Fiserv ve Solana dahil ödeme ekosisteminin önemli oyuncularının Agentic Payments Alliance çevresinde bir araya gelmesini ele almıştım.
O yazının merkezinde sektör vardı.
AI ajanı nasıl tanınacak?
Ne kadar harcama yetkisi olacak?
Yanlış işlem yaparsa kim sorumlu olacak?
Kart mı, banka hesabı mı, stabilcoin mi kullanacak?
Yeni Alipay+ araştırması ise aynı hikayenin diğer tarafını gösteriyor.
Tüketiciyi.
Ödeme şirketleri altyapıyı hazırlıyor.
AI şirketleri ajanları geliştiriyor.
Bankalar yetkilendirme modelleri üzerinde çalışıyor.
Ama bütün sistemin gerçekten çalışabilmesi için kullanıcının da “Evet, paramı belirlediğim sınırlar içinde sen yönetebilirsin” demesi gerekiyor.
Şimdilik o noktaya ulaşmış görünmüyoruz.
Alipay+ da agentic commerce’e hazırlanıyor
Araştırmanın Alipay+ tarafından yapılmış olması da tesadüf değil.
Ant International, nisan ayında Alipay+ Agentic Mobile Protocol adını verdiği açık kaynaklı altyapıyı duyurmuştu. Sistem mobil uygulamalardaki AI ajanlarının kullanıcı adına farklı hizmetlere erişebilmesi ve ileride işlem gerçekleştirebilmesi için tasarlanıyor.
Alipay+ Voyager ise seyahat tarafındaki örneklerden biri.
AI destekli seyahat asistanı uçuş, otel, vize, turistik etkinlik, araç kiralama ve ulaşım gibi hizmetleri ödeme uygulamasının içine getirmeyi amaçlıyor.
Yani sektörün gitmek istediği yön belli.
Bugünkü cüzdan uygulaması yalnızca ödeme yapılan yer olmaktan çıkabilir.
Seyahati planlayan, rezervasyon yapan, kampanya bulan ve gerektiğinde ödeme sürecini yöneten kişisel finansal asistana dönüşebilir.
Tüketicilerin de buna ilgisi var.
Araştırmada ödeme uygulamasının içinden restoran rezervasyonu ve ödeme yapmak isteyenlerin oranı yüzde 61. Tüm seyahati tek uygulamadan rezerve etmek isteyenler yüzde 58, turistik etkinliklere ulaşmak isteyenler yüzde 57 ve yerel ulaşımı aynı yerden ayarlamak isteyenler yüzde 54.
İnsanlar daha bütünleşik deneyim istiyor.
Ama kontrolü tamamen bırakmak başka bir konu.
Ödeme uygulaması gelecekte bir yetki paneline dönüşebilir
Bence agentic commerce’in tüketicide kabul görmesi biraz da bunun nasıl tasarlanacağına bağlı olacak.
AI’a sınırsız erişim vermek yerine:
Otel için en fazla 800 euro harca.
Uçak biletinde aktarmasız seçenekleri tercih et.
500 euro üzerindeki alışverişlerde bana sor.
Abonelik başlatma.
Yalnızca bu seyahat boyunca ödeme yapabilirsin.
gibi kurallar koyabiliriz.
Bu durumda ödeme uygulaması yalnızca kartların ve hesapların bulunduğu yer olmaktan çıkar.
AI ajanının yetkilerini yönettiğimiz kontrol paneline dönüşür.
Paranın kontrolü de tek tek “Öde” butonlarına basmaktan, önceden belirlediğimiz kurallara kayar.
Bence tüketicinin yüzde 26’dan daha yukarı çıkması için böyle bir şeffaflığa ihtiyaç olacak.
Agentic commerce’in en zor problemi teknoloji olmayabilir
AI ajanlarının alışveriş yapabilmesi teknik olarak düşündüğümüzden daha hızlı ilerliyor.
Ödeme ağları hazırlanıyor.
Bankalar pilot yapıyor.
Stabilcoin altyapıları geliştiriliyor.
Merchant tarafında AI ajanlarını tanıyacak yeni protokoller ortaya çıkıyor.
Ama Alipay+ ve S&P Global araştırması bize oldukça basit bir şeyi hatırlatıyor.
Tüketici teknoloji kadar hızlı hareket etmeyebilir.
Çünkü uçuşu yanlış seçen AI can sıkıcı.
Parayı yanlış harcayan AI başka bir mesele.
Önümüzdeki agentic commerce yarışının yalnızca en akıllı ajanı kimin geliştireceği üzerinden ilerleyeceğini düşünmüyorum.
Kimin kullanıcıya daha fazla kontrol verdiği, hangi işlemin neden yapıldığını daha iyi açıkladığı ve hata olduğunda parayı daha kolay geri getirebildiği de belirleyici olacak.
Bugün tüketicilerin yüzde 81’i seyahat araştırmasını AI ile yapıyor ama yalnızca yüzde 26’sı ödeme kararını ona bırakmaya sıcak bakıyor.
Aradaki 55 puanlık mesafe, bana göre agentic commerce’in önündeki gerçek pazar.
Teknoloji hazırlandıkça soru giderek daha insani hale geliyor.
Yapay zeka bizim adımıza ödeme yapmaya hazır olabilir. Peki biz ona ne kadar güvenmeye hazırız?



