Bugün 17. Pazarlama Zirvesi için birlikteydik. “Exponential / Katlı Değer Yaratmanın Yolları” konseptiyle gerçekleşen zirvede aldığım notları sizin için derledim.
Lütfen okumaya devam edin.
17. Pazarlama Zirvesi
Zirvenin ilk gününde, Konferans Başkanı Peter Fisk, Management Centre Türkiye CEO’su Tanyer Sönmezer, lüks tüketim dünyasından ödüllü marka profesörü Mark Ritson’ın da aralarında bulunduğu dünyaca ünlü pazarlama guruları katlı değer yaratmanın sırlarını bizlere açıkladı.

17. Pazarlama Zirvesinde Neler Oldu?
Dünyanın en iyi ticari zekalarından biri olan Peter Fisk, Pazarlama Zirvesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Günü özetleyerek konuşmasına başlayan Fisk, ” Değişimin hızı inanılmaz düzeyde. Önümüzdeki 5 yılda son 250 yıldan daha fazla hız göreceğiz. Bunların tümü katlanarak artan değerler yaratıyor.” dedi ve ekledi.

Katlı değer dünyasında yaşamak heyecan verici. Bugün katlı değer yaratan fikirleri, markaları ve yarattıkları değişimi yakından göreceğiz.
3 yılda 19 milyar dolar büyüyen veya 5 yılda 60 milyar dolar büyüme gösteren Uber’i ve hatta 11 yılın sonunda 130 milyar dolar değer yaratan Alibaba’yı düşünün. Bu şirketler katlı büyüme yaşamaktadır. Katlanan artış çizgisel değildir. Her sene misli etkiyle kazanırsınız. 1, 2, 3, 4, 5, 6 yerine 1, 2, 4, 16, 64, 256… şeklinde ilerler.
Bunun bir formülü var; Katlı değere sahip pazarlama = Bağımlılık Yapan Fikirler + Akıllı Ağlar= Süper Hızlı Büyüme.

Konu her zaman fikirle ilgili, fikirler genellikle yeni bir iç görünün üzerine şekillenir. Örneğin, insanlar Airbnb’deki gibi otel yerine gerçek evlerde kalmak istiyor veya hayatlarını online olarak Snapchat gibi ortamlarda paylaşıyorlar. Bu basit ve sosyal unsurları bağımlılık haline getirenler en iyiler haline geliyor. Sonra bunları herkese yaymak gerekiyor. Fikirler, ağlar aracılığıyla bulaşıcı hale geliyor. Herhangi bir sektör katlı değer alanında dönüştürebilir. Başlangıç noktası ise yeni bir zihniyete sahip olmaktır. Kazanmak için eski yöntemleri bırakıp, geleceği kucaklamak gerekir” dedi.

Ardından sahneye Management Centre Türkiye CEO’su Tanyer Sönmezer geldi. Her ne kadar konusu “Katlı Değer Felsefesi, Yapı Taşları, Dünyadan ve Türkiye’den Örnekler” olsa da bizzat sahneye gelişi ve müzik eşliğinde gerçekleştirdiği anlatım “Katlı Değer yaratan Sunum” olarak belleklerimize yerleşti.
Sözlerine “Herkesin Açmak İstediği Cafe” de başlayan “Başarılı olmak için işin içine tutkunuzu katmalısınız.” dedi ve ekledi.

“Bir şeyin katlı değer yaratması için yukarı doğru gitmesi lazım. Bizde katlı değer olarak artan şey dolar ve akıllı cep telefonu cihazı. Katlı değerde işin sırrı: Şirketiniz uyuyup, büyümez. “Geleceğin büyük hayali” dediğinizde büyür.” Sönmezer katlı değer yaratan Türk şirketi olarak BİM Mağazalarını örnek gösterdi “ Azda çokluğu bulan, sadece 600 ürün satan katlı değer yaratan markalardan biri.” değerlendirmesi yaptı. Global örnek olarak ise Amazon’un Dash – Fresh ve en son Go ile sürüdürülen projesini gösterdi. “Fikir exponential bir değer. Dolara, altına değil, fikre yatırım yapın. Alın teri ile değil, akıl teri ile büyüyecek işleri düşünmeye başlayın.” diyerek sunumunu tamamladı.

Bir sonraki konuşmacı Melbourne Business School’dan Profesör Mark Ritson oldu.
Mark Ritson “Katlı Değerle Markalaşma” konusunu 5 başlıkta ele aldı.
Hedefleme
Konumlandırma
İcra etme
Marka kodlarının kullanılması
Sunumdan aldığım notlara gelince;
Segmentleme önemli. Elbette buna bağlı olarak seçtiğiniz bir hedeflemeniz var. Katlı değer istiyorsanız herkes için üretim yapmayın. Lütfen hedefleyin.
Ritson’dan katlı değer yaratma konusunda hedefleme yapan Apple ve herkes için ürün geliştiren Samsung’u karşılaştırdı.

Konumlandırma konusunda ise Hublot’nun çalışmalarını anlattı ve rakiplerinden hemen ayrıştığını belirtti. Füzyon odaklı reklamlarının ayırt edici özelliği ile ilgili olarak ise markanın Bernie Ecclestone ile yaptığı çalışmaları örnek olarak gösterdi.
“Markamı olmak istiyorsunuz, ezip geçmeniz lazım. Fraklı olmaktan korkmayın. Katlı büyüyecekseniz katlı markanız olmamalı. Daha az markanız var ise büyümeniz daha hızlı olacaktır ( Elindeki mevcut markaları elinden çıkaran ve büyüyen lüks otomobil markası Lincoln’ü örnek olarak gösterdi.) ” ve ekledi;

“İnovasyon harika bir şey ama müşteriler buna önem vermiyor. Büyümenize katkıda bulunmak için müşterilerinizi düşünün.Başarılı olmak için sizin var olduğunuzun bilinmesi gerekiyor. Herkes bir markayı 20 kelimeyle ifade edebilir ama 2-3 kelimeyle ifade edilenler büyük şirketlerdir. Markalama tümüyle anidir. Güçlü bir markanız varsa kategoriyi elinizde bir baltayla girip onu parçalayabilirsiniz.”

BCG Digital Ventures, Yönetici Ortağı Mark Zaleski “Katlı Değerli Şirket” sunumuyla zirvedeydi.
“Büyük Şirketler Küçük Şirketler Kadar Katlı Değer Yaratabilir” konusunda, “Teknoloji herşeyi değiştiriyor – dönüştürüyor, yeni pazarlama alanları oluşturuyor” dedi ve Çin’den fetüsün kalp ritmini ölçen “xinkaishi” isimli cihazı örnek gösterdi. Moda konusunda ise katlı değer yaratan Rebecaminkof’un dijital ekran çalışması oldu. Zaleski, Google Glass’ın doğru şekilde uygulandığı Magic leap’in, müşteri deneyimini bambaşka bir noktaya taşıdığını ve katlı değer yarattığını da belirtti.
Teknoloji, iş modelleri değişiyor, yeni iş modelleri ortaya çıkıyor.
Bosch ve Daimler için yapılan uygulamalar bunlara örnek. Finans hizmetleri müşterilerin satınalma yolculuğunu değiştiriyor.
3G ağların 5G ağlara dönüşümü 5000 kat hız kazanılmasına sebep olacak. Mobil deneyimi – kullanımı katlı değer yaratıyor ve her yıl %117 oranında artıyor. Gerçek zamanlı insan modelleme – artificial intelligence sayesinde perakende satışlarına dair tahminler artık çok daha doğru hale gelecek. Bu yolda müşterilerinize yakınlaşın, makine öğrenimini güçlendirip kişiselleştirin. İnsan bir ata karşı yarışı kazanamaz ama atın üzerinde çok daha hızlı gider. İnovasyon için ileri atılın, risk alabilirsiniz ve bu bir inovasyon koçu eşliğinde yapıldığında başarı getirir.

Benim en çok merak ettiğim konuşmacılardan biri Bitcoin Foundation Kurucusu Peter Vessenes idi. “Katlı Değerli Yenilikler” konuşması için sahneye geldi ancak çokları tarafından zorlayıcı bir konu olan “Blockchain, Bitcoin ve Katlı Değer Büyümesi – Trendlerin Yaygınlaştırılması” için sunum hazırlamamıştı. Aldığım notlara gelince…
Bitcoin Nedir?
Bitcoin 2009 yılında Satoshi tarafından geliştirildi ve Satoshi manifestosu adı verilen makalede duyuruldu. Geliştirdiği bu teknolojinin alt yapısını P2P kripto para birimi olarak tanımladı bu para birimine Bitcoin adını verdi.
Bitcoin İlk önce hedefli bir kitleye hitap ediyordu. Kullanıcıları teknolojiyle arası iyi olan, hükümetleri sevmeyen, kendi ülkelerinin para politikasını sevmeyenlerden oluşuyordu. Bu insanlar forumlarda bu işi nasıl kullanırız diye konuşurken açık artırma konusu ortaya çıktı. Bitcoin katlı değer yaratan her şeyin ani tezi gibi. Öte yandan harika bir pazarlama ürünü.
2014 yılında bitcoin ulaşabildiği en yüksek noktaya ulaştı. Krizle başa çıkmayı öğrendik, hakkımda davalar açılmaya başladı. 2010 yılında ilk Bitcoin satışını yaptığımda orta düzeyde bir girişimciydim.
Bitcoin kripto para birimi tanımı olmakla birlikte aynı zamanda yeni bir teknoloji yarattı. Bu yoldan sonra ben de katlı değer yaratmaya karar verdim. İlk zamanlarda 50 bitcoin piyasaya çıkarılıyordu. Her yıl yüz milyarlarca dolar değerinde bitcoin ile alışveriş yapılıyor. Bunların tümü aklınıza gelecek en kötü piyasa üzerinden gerçekleşiyor.
Bitcoin nasıl bu kadar hızlı büyüdü?
Geçtiğimiz yıla baktığımızda Satoshi’nin elindeki teknoloji “insanlara bankalara artık ihtiyacımız yok diyor. Sistemde bankada bulunan bir paraya gönderme yok. Para cep telefonunda. Bilgisayarı olan herkes bu yazılımı indirerek Bitcoin üretme sürecine dahil olabilir. Biz buna Bitcoin madenciliği diyoruz. Bitcoin madencilerinden oluşan bu oluşum saat zinciri gibi görünüyor olabilir. Bitcoin ilginç bir iş modeli. Bir bankamız olduğunda bunu güvenmediğiniz kişiler tarafından yönetiliyorsa – çift harcama problemi ortaya çıkabilir. Kriptografi alanında bir çok inovasyon yaptık. Satoshi tüm bunları yapıyor. Bitcoin kayıt ve işlem bilgileri Bitcoin Blockchain ağında tutuluyor. Coin sadece para ve paranın ne kadar hareketli olduğunu bilmiyoruz. Block’larda birbiri ile iletişim halinde olan – iletişim kuran veri zinciri var ve buna blockchain diyoruz.
Peter Vessenes anlatım süresi dolduğu için sunumunu burada bitirdi.

Bir sonraki sunumda Lindstrom Company Marka Danışmanı Oliver Britz’i dinledik. Britz, “Katlı Değer İçgörüleri: Bir Kelime İle Markaları Değiştirmenin Gücü” konusunu ele aldı.
Britz içgörü konusunda tüketici psikoloğu ve ilk olarak markalaşma konusuna atıfta bulundu ve “Prenses Diana tek bir kelime ile markasını tanımladı. Bu kelime “Barış” oldu. JFK ise bir birey olarak kendisini kabul ettirdi ve bu mesajı verdi.” dedi ve ekledi;
Kararlarımızın %85 ‘i bilinçaltından gelir. Bu yüzden markalar için bilinçaltı önemlidir. Çok sayda şirket tüketicileri dinlemeye odaklanıyor.
Müşteri ihtiyaçlarına uymayan çözümeler üretiyorsunuz. Eğer müşterilerinize çok yakınsanız büyük resmi görebilirsiniz. Pazarlamacılar olarak görevimiz mükemmel dengeyi bulmak. En iyi markaların tek bir önem noktası vardır ve bununla öne geçerler.
Brtiz, müşterisine özen gösteren, kendini ifade ederken anlam karmaşasına sebep vermeyen markalara örnekler verdi.

Ardından sahneye Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan geldi. “Katlı Değer Deneyimleri” konusunda “Noktaları Birleştirmenin Metro Marketler Zinciri Bakış Açısından Hikayesi” sunumunu bizlere aktardı.
“Gastronominin geleceği bizi çok ilgilendirmiyor. Bilim kurgu filmler bizim gelecekle ilgili beklentilerimizi belirliyor. Bilim kurgu filmlerinde insan ve yemek arasında hep bir metafor vardır. “İnsanoğlu gelecekte hapla beslenecek mi?” bunu düşündürüyor.

Yemek mutluluk demek. Aileyi, camiayı, dostları bir araya getiren bir olgu. Hayatımızın hep merkezinde. Yakın gelecekte 4 kuşak bir arada satınalma kararı verecek. Y kuşağı liberal, sosyal deneyime ve teknolojik farklılıklara açık. Y Kuşağı Dünyayı zevk alacak bir yer olarak görüyorlar. Daha liberal ve daha yenilikçiler. Sağlıklı gıdalar tüketiyorlar.
Statü ve zenginlik kavramları artık değişiyor. Sahip olmamak bir statü göstergesi. Yeni jenerasyon sahip olmaya değil, deneyime değer veriliyor.
GastronoMetro Nedir?
Gastronomi yeni deneyimler yaratmak için çok müsait bir alan. Katlı deneyimler yaşatmak ve Türk mutfağının hikayesini anlatmak için GastronoMetro’yu geliştirdik. Türkiye’nin öncü gastronomi platformu olmasını hedeflediğimiz ve benimsediğimiz tüm değerlerin bir yansıması olan GastronoMetro’yu hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.
17.Pazarlama Zirvesi’nde aldığım notlar şimdilik bunlar. Zirve yarın da birbirinden değerli konuşmacıyı bizlerle buluşturacak.
Fayda görmeniz dileğiyle…



