Mürit Filmi – The Lodge

Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan ve büyük beğeni kazanan Mürit Filmi – The Lodge yarın vizyonda. Basın gösterim ile izleme fırsatı bulduğum psikolojik korku – gerilim türündeki film hakkında merak edilenleri ve yorumumu yazımda bulabilirsiniz.

Mürit Filmi – The Lodge

Yılın korku filmi olarak gösterilen Mürit Filmi, 2014 yılı yapımı Ölümcül Oyun filmi – Ich seh ich seh ile aile gerilimi türünü bambaşka bir boyuta taşıyan Veronika Franz ile Severin Fiala ikilisinin imzasını taşıyor. Müstakbel genç eşi ile çocuklarını kaynaştırmak için Şükran Günü ve ona bağlı uzun kış tatilini seçen Richard’ın, işi sebebiyle bu üçlüyü bir dağ evinde yalnız bırakmasının ardından yaşanan ürkütücü olayları konu alan film, psikolojik derinliği olan – gerilimin hiç düşmediği bir yapım.

Film, huzursuz eden atmosferi, başarılı oyunculukları ve beklenmedik akışı ile de belleklerimize yerleşiyor. Hereditary – Ayin Filmi ile de hem akış hem de hem de maket ev üzerinden anlatımı açısından benzerliği bulunan “öte yandan” kendi içinde de duygu olarak benzersiz bir tat bırakan yapımı çok beğendiğimi belirtmek isterim. Yazılarıma gelen dost yorumları sebebiyle artık filmlere not vermeye başladığım için benden B (70) aldığını da ekleyeyim. Filmin konusuna ve diğer başlıklara gelince.

Mürit Filmi Konusu

Filmimiz açılışını maket evin içinde bizi dolaştırarak yapıyor. Evin kusursuz bir kopyası olan maketin içinde anne ve iki çocuğunu görüyoruz. 

Dindar bir katolik olan Laura (Alicia Silverstone), araştırmacı yazar eşi Richard (Richard Armitage) ile sorunlu giden eviliği sebebiyle ayrı yaşamaktadır. Çocukları Mia (Lia McHugh) ve Aidan’ı (Jaeden Martell) babalarını ziyarete götüren Laura, acı bir sürprizle karşılaşır. Richard ilişki yaşadığı Grace (Riley Keough) ile evlenebilmek için boşanma işlemlerini hızlandırmaları gerektiğini söyler. Hala eşine aşık olan Laura yıkılır ve eve dönerek intihar eder. 

Annelerini kaybeden çocuklar ailelerini yıkan Grace’e nefretleri büyür. Maket evlerinde kendi küçük bibloları üzerinden annelerinin anısını yaşatmayı sürdürürler. Küçük Mia, intihar ettiği için cennete gidemeyecek olan annesi için çok üzgündür. 

Grace’ten hem nefret eden hem de nasıl biri olduğunu merak eden çocuklar babalarının bilgisayarından bu bilgilere ulaşırlar. Babaları Richard son yazdığı kitap için köktenci hristiyan bir tarikatı konu almıştır. Toplu şekilde intihar eden bu tarikattan bir tek geriye tarikat liderinin kızı olan Grace kalmıştır. Richard, evliliğini bir kenara atacak kadar Grace’ten etkilenmiş ve onunla yaşamaya başlamıştır. 

Çocuklar bu olayların yaşanmasından altı ay sonra babalarının hep birlikte tatile gitme tekliflerine karşı çıkarlar. Öte yandan Richard, evlenmeye kesin kararlı olduğu Grace ile çocuklarının kaynaşmaları konusunda ısrarcıdır. Karar verilir, uzun şükran günü tatilini değerlendirmek için dağ kasabasındaki evlerine doğru yola çıkılır. 

Çocuklar köpeği ile birlikte aileye katılan Grace’i psikopat ve annelerinin katili olarak görmeye ve düşmanca davranmaya, kimi zaman ise görmezden gelmeye devam ederler. Uzun yolculukları sonunda karlar altındaki kulübelerine ulaşırlar. Kulübede herkesin anıları canlanır, Grace ise bu durumu görmezden gelmeye meyillidir. Evde bulunan katolik ikonografilerden gerilir, bavulunda getirdiği ilaçları gizlice içer ve çocuklarla iletişim kurmaya çalışır. 

Ertesi günü çocuklar ve Grace arasındaki gerilim iyice artar. Richard acil işe dönmesi gerektiğine dair bir telefon alır ve onları baş başa bırakır. Kar yağışının şiddeti ile birlikte gerilim de iyice artar, tatil için gittikleri kulübe adeta bir cehenneme dönüşür, olaylar gelişir. 

Mürit Filmi Oyuncuları

Veronika Franz ile Severin Fiala ikilisinin yazıp (Sergio Casci ile birlikte senaryoyu yazmışlar) yönettiği film, 108 dakikalık süresince bir solukta izleniyor. Gerilimin hiç düşmediği yapım, görsel anlatım açısından da belleklerde yer ediyor. Senaryosundaki boşluklara rağmen iyi oyunculuklarla bezeli film, her ne kadar dini unsurlarla bezeli olsa bile, benzerlerinden ayrışan bir akış ve nitelikte. 

Filmin odağındaki Mia ve Aidan karakterlerini Lia McHugh ile Jaeden Martell başarıyla canlandırıyor. Martell, “o” filmindeki başarısını Mürit filminde de sürdürüyor. Kısa ama belleklere yerleşen intihar sahnesi ile Alicia Silverstone’u da unutmamak lazım. Bu sahne filmin hemen açılışında ve derinden etkileyici. Bu sahneyi izledikten sonra filme dikkatinizi daha da veriyor ve koltuğunuza adeta çakılıyorsunuz. Filmde kullanılan ana mekan ve alabildiğine uzanan kar manzarası da izleyenleri içine çekiyor. Hem tarikat görüntüleri hem de genel akışta Grace rolüyle Riley Keough’da çok başarılı. Gittikçe bozulan psikolojisini filmin her sahnesinde hissettiren bir oyuncu. 

Film tematik olarak kusursuz kurgulanmış. Başlangıçta yoğun hissettiren dram ile altüst ediyor, ardından hikayeyi etkileyici bir şekilde yayarak aktarıyor. Filmin ilk bölümündeki cenaze sahnesi de unutulmazlarım arasına girdi. Aile kavramını odağına alan filmde çocuklar ve Grace arasındaki çatışma ve gerilim iyi işlenmiş. Çocuk yaşta büyük bir travma yaşayan Grace, anne olmak konusunda da istekli değil. Grace’in paranoyaları, geçmiş ile tetiklenen ilişkisi de hikayeye başarılı bir şekilde yedirilmiş.

Maket ev üzerinden yaşanacakların önizlemesi ise Hereditary – Ayin Filmini bir parça hatırlatıyor. Festivalleri gezmesinden mütevellit yeni izleme fırsatı bulduğumuz filmin çekimlerine 2018 yılı başında başlanmış. İki filmi karşılaştırmak gerekirse Hereditary korku ve etkileyici müzikleri açısından daha başarılıydı. Diğer yandan Mürit Filmi psikolojik derinliği ve final dahil bitmeyen gerilimi ile çok özel bir film. Başlangıcından finaline keyifle izleniyor ve bu türün öne çıkanı olarak tekrar izleyeceğim filmler arasına yerleşiyor. Açıkçası ters haçı görünce daha önce izlediklerime benzer bir film ile kaşılaşacağımı düşündüm ama öyle olmadı. Mürit filminin bir bütün olarak iyi düşünülmüş, izleyiciyi içine alan, benzerlerinden tamamen ayrışan özel bir film olduğunu düşünüyor, hepinize iyi seyirler diliyorum.

Mürit Filmi Fragmanı

  2Yorum

  1. Pingback: Mart 2020 Filmleri  - Fundalina

  2. Pingback: Nisan 2020’de Ne izlesek diyenlere Film Önerileri - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir