Kuruluşunun 10. yılını kutlayan Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM)’nin düzenlediği “Karanlıkla Işığın Buluştuğu Yerde… Rembrandt ve Çağdaşları – Hollanda Sanatının Altın Çağı” sergisini ziyaret ettim.
Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı vesilesiyle hazırlanan sergi, düzenlenen ilk kapsamlı sergi olma özelliğini taşıyor. Sergi, Rembrandt’ın yanı sıra, Hollanda resminin önde gelen isimlerinin bulunduğu 59 sanatçıya ait 73 tablo, 19 desen ve 18 obje olmak üzere toplam 110 eserden oluşuyor. Yerleştirme ise tematik olarak yapılmış.

Pazar günü erken bir saatte ziyaret ettiğim serginin ambiyansı kusursuz. Hem kapıda hem de sergi alanın girişinde güvenlik görevlileri var, içeriye çantanızda bile olsa içecek almıyorlar. Bu konuda THY ile yarışırlar 🙂 Vestiyer ücretsiz, kimliğinizi vererek ses kayıt cihazınızı alabiliyorsunuz (Mutlaka almanızı tavsiye ederim)

Giriş Osmanlı – Hollanda ilişkilerini dönemsel olarak anlatan kronolojik harita ile karşılıyor.

Gördüğümüz ilk eser Abraham van den Tempel’in Amsterdamlı Tüccar ve Ailesi tablosu. Beş çocuklu, aristrokrat bir ailenin müziğin baz alırnarak bir kompozisyonda birleştirilmesi muazzam – uzun süre önünden ayrılamıyorsunuz.

Biraz ilerleyince portrelerin etkileyiciliği daha da artıyor. Rembrandt’ın “Rotterdamlı Bira Üreticisi Dirck Jansz Pesser’in Eşi” isimi tablosu gerçek bir fotoğraf gibi. Fırça darbeleri ve ışık oyunlarının etkileyiciliği inanılmaz. En fazla önünde kuyruk oluşan tablo bu kuşkusuz 🙂

Sergide ayrıca, yüzyıllar boyunca karanlık bir figür olarak kalan, eserleri uzun süre başka sanatçılara atfedilen ve yalnızca 35 eseri bilinmesine rağmen, dönemin en büyük isimleri arasında gösterilen Johannes Vermeer’in “Aşk Mektubu” adlı eseri de yer alıyor.

Öte yandan sanat tarihi derslerinde gördüğümüz ressamların eserlerine rastlamak şaşırtıcı bir sürpriz oldu. Örneğin; Cornelis Bisschop “Girl peeling an apple”.
Sergide ayrıca 15 dakikalık Rembrandt belgeseli de bulunmakta.
Rembrandt Harmensz van Rijn, kuşkusuz Hollanda’nın hatta 17. yüzyıl Avrupa’sının en önemli ressamlarından. ‘Işığın ressamı’olarak tanımlanan sanatçı, yaşamı boyunca düzenli olarak ürettiği oto portreleriyle ve kendine özgü sanatsal teknikleri ve ışığı ustaca kullanması ile tanınmıştır. Resimlerinde ışık ve gölgenin çarpıcı kullanımıyla yarattığı zıtlıkların, bireysel ve bütünsel anlamda insan ruhunun ve doğanın tezatlarını da yansıtır.

Sakıp Sabancı Müzesi’nde Rembrandt dışında eserleri sergilenen ressamların bazılarına gelince;
- Balthasar van der Ast
- Ludolf Bakhuizen
- Gerrit Adriaensz Berckheyde
- Jan de Bray
- Govert Flinck
- Frans Hals
- Gerard Houckgeest
- Aert van der Neer
- Jacob Isaacksz van Ruisdael
- Abraham van den Tempel
- Williem van de Velde
- Johannes Vermeer
- Emanuel de Witte

“Rembrandt ve Çağdaşları – Hollanda Sanatının Altın Çağı” sergisinde, Hollanda Sanatının Altın Çağı’na dair şehir hayatı, portreler, natürmortlar, denizaşırı güç ve ticaret gibi ana temaların hepsi yansıtılmış. Hollanda resim sanatının Avrupa resim sanatına getirdiği yeniliği, ışığı kullanmadaki ustalığı gözler önüne sererken, dönemin atmosferi ve sanata yansımasını geniş bir çerçevede ele alınmış.

Sergi 8 Mart Kadınlar Günü’nde kadınlara ücretsiz 🙂 ayrıca sergiyi, 10 Haziran 2012 tarihine kadar SSM’de ziyaret edebilirsiniz.




